Bir zamanlar dağ evinin birinde bir çoban yaşarmış. Bu çoban yalnız biriymiş. Kendisi ve yetiştirdiği kuzuları dışında kimsesi yokmuş. Vaktinin büyük kısmını onları yetiştirmekle geçiriyormuş. Çoban, kuzularına çok alıştığı gibi kuzuları da çobana çok alışmışlar. Bu nedenle her gün mutlaka birbirlerini görmeleri gerekiyormuş.
Çoban, genel olarak erken yatıp erken de kalkarmış. Henüz gün ağarmadan sabahın erken saatlerinde kuzuları ile birlikte yola çıkarmış. Dağ, bayır, tepe demeden her yeri dolaşıp dururlarmış. Kuzuları nerede güzel ve yeşil bir ot varsa onu bulup yemeye başlarmış. Çoban da onlara ayak uydurup onların durduğu yerde hoşça zaman geçirirmiş.
Bu çoban, bilinen diğer çobanlardan oldukça farklı bir karaktere sahipmiş. Kuzularını bir insanı yetiştirir gibi yetiştirirmiş. Buna göre kuzulara komutlar verip onlara bunu en iyi şekilde öğretmeye çalışırmış. Kuzular da tıpkı bir insan gibi çobanı dinleyip verilen talimatları tıpkı onun gösterdiği şekilde yapmaya çalışırlarmış. Bu uzunca bir süre böyle devam etmiş.
Çoban kuzularına dur dediği zaman kuzuları dururmuş. Hareket etmek istediklerinde hareket komutu verip onların hareket etmelerini sağlarmış. Herhangi bir yöne dönmelerini istediğinde ise onlara hangi yöne dönmeleri gerektiğini söylermiş ve kuzuları da verilen talimatı dinleyip çobanın istediği yöne dönerlermiş. Bu eğitim sayesinde işi bir hayli kolay hale gelen çoban, bu alanda uzman biri haline gelmiş.
Kuzularını istediği şekilde eğitme konusunda pek mahir olan çoban, uyguladığı metotla birlikte dikkat çekici bir hal almış. Ünü birçok farklı noktaya ulaşan çoban, kimsenin onu tanımaması sebebiyle gizem dolu bir hale bürünmüş. Bu sebeple çoban, birçok farklı yerde “Gizemli Çoban” olarak anılır olmuş.
Kuzularıyla oldukça mutlu olan çoban, bu denli ünlenmiş olmasına pek önem vermemiş. Onun için önemli olan kuzuları ile geçirmiş olduğu zaman imiş. Elinden geldiğince onlarla kaliteli zaman geçirir ve onlara sürekli olarak yeni şeyler öğretirmiş. Onlara öğretirken bir yandan da kendisi öğrenirmiş. Gizemli çoban ve kuzuları, bu öğretme ve öğrenme yolunda birlikte istikrarlı bir şekilde yürümeye ve birilerine ilham olmaya devam ediyorlarmış.